Dr. Vats ile olan görüşme önemliydi. Her ne kadar MR beklense de acaba hangi planı daha muhtemel görüyor diye merak ediyorduk.
Kısaca: Yüksek doz ve arkasından kök hücre kurtarmasından ziyade morhoproteomic terapiyi uygulamak istediğini söyledi. Hani şu tümör bloğu çalışılıp, tümörü yıkıcı ilaçların belirlenip bunlara standart birkaç tane de kemo ilacı eklenerek uygulanacak tedavi. Gerçi bizim elimizde Güneş'in bloğu yok ama Bebe'de uygulanan ilaçlar denenebilecek. İşe yaramasını muhtemel görüyor. Ve yüksek doz alternatifi önümüzden kalkmıyor, orada duruyor, her zaman uygulayabiliriz diyor. Şu an çocuğu işe yarayıp yaramayacağı bilinmeyen ağır bir tedaviye sokmaktansa morhoproteomic'i daha bilimsel bulduğunu söylüyor.
Ne diyeceğimizi bilemiyoruz. Ne zor. Dr.'lara güvenmek zorundayız, çünkü kafa yorduğumuzda ne kadar tek boyutlu düşündüğümüzü hissetmemiz de zor olmuyor. 2 NED (no evidence of disease), iyileşmiş, vaka var. Yani literatürde, ETANTR isimli. Daha önce PNET deniyordu, tabi, çok vardır belki de, umarım.
1.'sinde uygulanan: ameliyat+kemo+radyoterapi; 2.'sinde: ameliyat+radyoterapi+yüksek doz kemoterapi+kök hücre. Yani berabere. Ama 1.'sinin tümörü ponsta, bizimki gibi.
Türkiye'de veya başka bir yerde herhangi bir ekiple de bu tedavilerin ortaklaşa rahatlıkla götürülebileceğini vurguluyor sürekli.
Bakalım.
Dr. Vats da Dr. Macaleer de Güneş'i iyi buldular ama dört hafta daha her hafta kontrol olacak. Yorgunluk artabilir, değerler biraz düşebilir hala.
Güneş iyi maşallah. Yani annesi de iyi buluyor onu bu günlerde....
Bu hafta sonu önce Altan ve Cindy, daha sonra da Tülay ve Paul moralimi düzelttiler. Güneş'i çok iyi gördüklerini, çok büyük gelişme olduğunu söylüyorlar. Yani 1-2 ay önce görenler, öyle deyince çok mutlu oluyorum.
Ama bu akşam Declan'dan (bizimle birlikte Proton'da olan, 10 aylık bebek) aldığımız kötü haber havayı tekrar çok buruklaştırdı. Artık yapılacak bir şey kalmadı demişler. Declan'ın gülümsemesi gözümün önünde, insanın can veresi geliyor onun gülüşüne. Ama öyle olmuyor işte. Gülen, koşan, oynayan çocuklara ömür biçiliyor olması ne acı. Ne acı.
Paylaşmak, haber vermek için başladığımız bu blog macerası duygu yükü hafifleticiliği de yapmaya başladı. Ne diyeyim, birlikteyiz, yeni ve güzel haberlerle olur inşallah.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder