29 Ocak 2011 Cumartesi

Bu da Bir Şey

Güneş'im de tüm Ankara'lılar gibi karlı bir güne uyanabilirdi bugün. Keşke.

Ama "keşke"lerle hiçbir yere varamıyoruz. Şu an için "iyi ki"ler ile avunuyoruz. Uyanabilir umudunu taşımak da bir şey. Zaten o şimdi, kimse bilemez ama, bir rüya aleminde diye düşünüyorum. Rüyalarında mutlaka güzel anlarda onunla birlikteyiz. Bu rüyaların güzel olduğuna şüphem yok. Zaten ne gördü ki kötü, acı. Hastalıkla ilgili sıkıntılarını da (çoğunlukla) hafifletip bir oyun gibi yaşatmayı başarabilmiştik gibi hissediyorum. Belki de o da rüyasında kartopu oynayıp, kardan adam yapıyor bugün. Işık'la.

Bir buçuk aydan beri vücutta su tutan hormonun, ADH, sanırım, salgılanmasında sorun yaşıyordu Güneş'im. Sanırım hipofize bası dolayısıyla. (Temkinliyim görüyorsunuz!) Bu da bazen elektrolit kaybı/fazlası, bazen tansiyon-nabız problemine sebep oluyordu. Endokrin Bölümü çok sıkı takip ediyor Güneş'i. Neredeyse 4-5 saatte bir ne yapacaklarını soruyorlar onlara servis doktorları. Son birkaç gündür denedikleri bir tedavi olumlu oldu gibi. Hem beslenebiliyor, hem tansiyonları iyi gidiyor.

Birkaç gündür vizite gelen doktorlar "Güneş daha stabil, "bu da bir şey"" diyorlar. Evet çok şükür. Çok şükür. Yanındayız kızım, bizi hisset. Hatta 18 no'lu odamıza "Güneş Kafe" diyorum ben artık. Dostlarla birlikte başındayız, nöbetteyiz demiyorum, nöbet isteyerek tutulmayabilir. Gelenler uzak yollardan, kar demeden kış demeden seni görmeye, bize yoldaş olmaya geliyorlar. Dostların arasındayız, Güneş'im yanındayız.

Işık: Güneş'i çok özledi. Artık "ben de hastaneye gelmek istiyorum" demiyor ama. "Biz"'li değil "ben"'li cümleler kurmaya başladı. O insanın canını acıtıyor biraz. Bediz'in gönderdiği web sitelerinden birinde "ele ele tutuşmuş anne-baba-çocuk'un yere vuran dört kişilik gölgesi" figürü misali "eksik" vakitler geçiriyoruz, hatta aynı anda hem baba hem de ben yanında olamadığımız için "eksiklik" daha da büyüyor.

Hacettepe Çocuk Sağlığı'ından bir profesör (psikyatr) ile görüştük. Özellikle ilgilendi, destek oldu, sağolsun. Çok pratik yollar önerdi bu günler için. Henüz Işık'ı görmeye ihtiyaç duymadı. Rahatladık, bir çok yaptığımızda doğru yoldayız, onu anlamış olduk.


Arka plan: Ali'cim, robotlu ve füzeli arka planı değişsin istedim bu gün. Kızım zaten güçlü olduğunu ispatladı sanırım yeterince, "füze gibi ayağa" kalkamasa da. Arayacaktım seni ama "o kadar da teknoloji özürlü olma" dedim ve şimdi bir şey deneyeceğim: kar olsun. Beceremezsem ve olmamışsa sana notum olsun bu, sen hallediver. Her zaman bana süprizdi, bu sefer ısmarlama.









8 yorum:

  1. eniştenle beraber okuduk güneşinin sizi duyduğuna eminiz onunla sürekli konuş birgün seni mutlaka duyacak inancın yüksek olsuntanrım sizinle ölsun sevgilerle mürvet ablan

    YanıtlaSil
  2. GÜNEŞİN SOFRASINDA SÖYLENEN TÜRKÜ

    Dalgaları karşılayan gemiler gibi,
    gövdelerimizle karanlıkları yara yara
    çıktık, rüzgarları en serin
    uçurumları en derin
    havaları en ışıklı sıra dağlara.
    Arkamızda bir düşman gözü gibi karanlığın yolu.
    Önümüzde bakır taslar güneş dolu.
    Dostların arasındayız!
    Güneşin sofrasındayız!

    Dağlarda gölgeniz göklere vursun,
    göz göze
    yan yana
    durun çocuklar......

    nazım

    YanıtlaSil
  3. ben de her dort bes saatte bir bu bloga bakiyorum. sizin ordaki doktorlar gibi. birsey degismis mi? uyanmis mi? iyiler mi? neyse ki bu sefer isik'tan bir haber verdiniz, merak ediyordum. gelip sizi gormeyi cok istiyorum; ankara'da olmadigim icin zamanini bilemiyorum.

    YanıtlaSil
  4. Fon gayet güzel olmuş Ayşecik. Güneş de iyi olsun, siz de.
    ali

    YanıtlaSil
  5. Ayşegülüm, her yazdığında yüreğimize biraz daha su serpiyorsun, umudumuz bir kat daha artıyor ve çok mutlu oluyoruz. Şimdi Güneşime bir arkadaş daha var ablacığımda bir haftadır uyuyor yarın Adana'ya gidiyorum .Dualarım çoğaldı her ikisine de şimdi ve diğer bütün hastalara şifalar gönderiyorum. Yaş ve yaşanmışlıklar daha bir buruyor insanın içini . Hiç bir insanın yaşamının her anında yaşamasını istemediğimiz olaylar maalesef ki başımıza geliyor. Sevgiyle Güneş ve Işık'la yeniden kartoplu günlere........................

    YanıtlaSil
  6. hep sizinleyiz, hep. aklimiz sizde. gun icinde gidip gelip bakiyorum, gidip gelip bakiyorum.

    YanıtlaSil
  7. sevgili aysegul, mustafa
    saskinliktan bugun mustafa'ya telefonlarimi vermeyi unutup cikmisim. ev 374 275 275 8, cep 539 585 6867, mail cevik_m@ibu.edu.tr
    cok sevgiler, ozlem cevik

    YanıtlaSil
  8. kar, derinlerde yarınları yeşertmek için bekleyen umutları, sımsıkı sarıp korur donmaktan. umutlara, tohumlara can veren ab-ı hayattır kar.

    güneşin dünyaya uzaktan baktığı zemheride,
    yarınımızı saklar bağrında, geleceğe taşır kar.

    şimdi de umutlarımızı ayazda donmaktan koru kar.
    güneşimizi de sakla bağrında,
    bahar gelip gücünü topladığında güneşimiz
    ona, can suyu ol,
    canına can kat kar.

    adanadan selamlar
    çağkan

    YanıtlaSil