23 Temmuz 2010 Cuma

Bir Hafta Daha Bitti

Bu hafta da geçti. Radyoterapide 18 bitti 12 kaldı. Ne kadar korkutucu olsa da yapılması gereken bir tedavinin sonuna yaklaşıyor olmak güzel. Keşke gün hesabındaki kesinlik tedavinin geneli için de var olsaydı, her şey ne kadar daha kolay olurdu. Diyebilsek ki bu işin de yüzde altmışını bitirdik, kaldı yüzde kırk. Ama olmuyor işte, gün gün yaşayıp bu süreci her yeni günün getirdiğine razı olmak zorundayız, iyisiyle kötüsüyle. Ve çok şükür günümüz de Güneş'imiz de iyi. Burada tanışıp ahbap olduğumuz altmışlı yaşlarda ama yirmi yaş enerjisinde birisi var. On yıldır akciğer kanseriyle boğuşuyor. Geleceğe dair kaygılardan bahsedince "gelecek bugün öğleden sonra" deyiverdi. Başka birisi söylese çok klişe gelebilecek bu cümle o kadar anlamlıydı ki onun ağzında... Bakalım biz bu demir leblebiyi sindirecek olgunluğa gelebilecek miyiz bir gün?


Bütün hafta boyunca proton merkezine (Güneş'in deyimiyle küçük hastane) sorunsuz bir şekilde gittik. Işık'ı da yanımızda götürmenin ve Murat Dayı'nın bizimle olmasının etkisi çok büyüktü elbette. Ama ilginç olan son üç gün Güneş'in oyun odasında oynamak yerine bir an önce terapi odasına girmek için can atmasıydı. Bilmiyorum güzel kızım Propofol bağımlısı mı oldu yoksa anestezi ve radyoterapi ekibinin güzel, sıcak davranışları buna sebep oldu. Anestezi işi oyuna döndü zaten, artık kendi anestezisini kendi veriyor yavrucak. Sırayla düğmelere basıyor, yanında izahatıyla beraber: "green yani yeşil, blue yani mavi, yellow yani sarı". Sonra da enjektöre basıp uykuya doğru yola çıkıyor. Ama niye bilmiyoruz, tam uyumadan önce sürekli "ayıcığım ayıcığım" diye bağırıyor. Dün terapi odasına girdik ki kocaman bir ayıcık Güneş'i bekliyor. Anestezi doktorumuz sabahın köründe kocasını yollayıp aldırmış. Böylece ayıcık koleksiyonumuz on iki kişilik büyük bir aile oldu. Zaten favori oyunlarımızdan biri hayvanat değil ayıcık bahçesi.

Şu ana kadar radyoterapiye bağlı gözle görülür bir sıkıntısı olmadı Güneşimin. Sadece kan değerleri beklendiği gibi düşmeye başladı ama henüz riskli bölgeye inmedi. Radyoterapi sonrası tedavi planına dair ise bir gelişme yok, önce radyoterapinin sonucunu görelim demişler tümör kurulunda. Dr. Vats Güneş'le aynı teşhisle takip ettiği bir diğer hastanın tümör morfolojisine göre belirledikleri ilaçları da içeren bir kemoterapi protokolü düşünüyor görebildiğimiz kadarıyla. Ama çok net bir şey de söylemiyor. Bakalım, göreceğiz.

Bu arada dün Muratcım gidemedi Türkiye'ye, uçağın kanadındaki bir arızdan dolayı uçuş iptal oldu. Işık çok ağlamıştı dayı gitmesin diye, kırmadı dayısı da onu. Akşam havaalanından geri dönünce eve, biz birlikte biraz daha vakit geçirmenin keyfini çıkarttık. Yarın da umarım sorunsuz bir şekilde dört gözle onu bekleyen kuzucuklarına kavuşur.

Kalın sağlıcakla,

Mustafa

6 yorum:

  1. sizden guzel haber alinca, o gun guzel geciyor. cok mutlu oluyoruz, tarifsiz. biraz daha gayret, allah size o gucu verecektir. umut ediyoruz ki bitecek ve sevinerek evinize doneceksiniz. butun dualarimiz, kalbimiz sizinle.

    YanıtlaSil
  2. Sesinizi sözünüzü bekliyorduk ne iyi ettiniz. İstanbul sıcak ve yağmur arasında bir yerlerde sizi bekliyor ha gayret.

    YanıtlaSil
  3. Canım nasılsınız, Sizden haber almak çok güzel. Bu sayfayı daha önce keşfedemediğim için kendime çok kızdım. Şimdi Özcan dayıya da okudum ikimizde şifa diliyoruz. Gizem yok arkadaşında kalıyor. Son sınavlarına hazırlanıyor, 3 Ağustos'ta bitecek. Biz de köye gitmeyi düşünüyoruz. Güneşimiz iyileşsin de hep beraber çıkıyor oranın tadı. Fatma abla da iyidir inşallah Abdullah abiye ve ona çok sevgiler, selamlar. Bu arada Aytaç, Evrim, Ayça hep selam söylediler, onlarda şifa gönderiyorlar.Hepinizi çok çok öpüyoruz. Dualarımız ve kalbimiz sizinle.

    YanıtlaSil
  4. fotografa bayildim. renkli sansli puanlara da.

    YanıtlaSil
  5. Fatoş ablacım sizden de haber almak çok güzel. Güneş'le Işık'a söyledim, "sizi çok öpüyorlarmış" diye, "Dayıların dayısı Özcan Dayı" dedi ve güldü Güneş. Şaşırtıyor bu çocuklar adamı. Yatmadan önce yatakta bazen Güneş "hadi anne hayal kuralım diyor", en sevdiğimiz hayallerden biri de "köy hayali". İnşallah döndüğümüzde yapacağımız ilk şeylerden biri, bu kadar hayalini kurduktan sonra, özellikle, inekler, buzağı, süt sağma, incir ağacına salıncak en üstünde durduğumuz hususlar. Kucaklıyorum tüm aileyi ve Akteke köyündekileri. Ayşegül

    YanıtlaSil
  6. Yararlı paylaşımlarınızla bize yardımcı olduğunuz için teşekkür ederiz.Dell teknik servisi firması olarak başarılarınızın devamını dileriz.

    YanıtlaSil